Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

hiristiyanların dinini liderleri rahip ve rahipeler

2 tane "sapık papaz" etiketli yazı bulundu "sapık papaz" tagli diger ogeler resimler , videolar

pes yani

      Vatikan milenyumla beraber en hareketli ve skandallı günlerine girdi.
Roma Katolik Kilisesi için 2000 yılı sadece yeni bir milenyumun değil, aynı zamanda kutsal bir yılın başlangıcı. 30 milyon hacının Roma'yı ziyaret etmesi beklenirken; Vatikan, Luigi Marinelli isimli bir monsenyörün yazdığı aşk, seks ve para skandallarının konu aldığı bir kitapla karışmış durumda... Ve tüm bunların yanında Papa John Paul II'in yerini kimin alacağı tartışılıyor.

Monsenyör Luigi Marinelli, uzun yıllar Vatikan'da hizmet verdikten sonra sakin bir emeklilik dönemine başlamak için sabırsızlanıyordu. Yaşlılar evinde ayinlere katılacak; gelen mektupları okuyup onları cevaplandıracak ve St. Peter Kilisesi'ne bakan evinin yanıbaşındaki arazisiyle ilgilenecekti. Ancak 72 yaşındaki emekli Monsenyör ‘‘Vatikan'da Rüzgar Gibi Geçti’’ isimli olay yaratan kitabının yayınlandığı günden beri büyük bir skandalın kahramanı oldu. Vatikan'ın sınırları içindeki güç oyunlarını, cinsel skandalları ve máli dalavereleri açıklayan kitap kilise çevresinde şok etkisi yarattı. Kitap ‘‘Bestseller’’ listelerini zorlarken, Vatikan, kitabı yasaklatmaya çalıştı. Ancak baskı başarısız olurken; kitap Roma'daki kitapçılarda tükendi ve yayıncılar yeni baskıları yayınlanmaya başladı bile.
PİŞMAN DEĞİLİM
Diğer taraftan, Monsenyor Marinelli, hıristiyan dünyasında ihanet vakalarını inceleyen Rota Romana Mahkemesi'ne sevkedildi ve papazlık ünvanının geri alınması tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Marinelli, şimdilerde yaptıklarından hiç pişmanlık duymadığını söylüyor ve kitabını savunuyor: ‘‘Bu kitap, Katolik Kilisesi aleyhine yazılmış bir eser değil. Kilise'ye duyulan sevginin bir göstergesi. Onların işleri düzeltmeleri, çürümüşlüğü ortadan kaldırmaları için bir fırsat, bir uyarı...’’ Kitabın ön kapağında parlak kırmızı harflerle yazılmış olan ibare, kitabın amacını açık açık ortaya koyuyor: ‘‘Kilise, papazlarının ihanetleri ve aldatmaları için İsa'dan bağışlanmayı istemeli, özellikle de dini basamakların en üstündeki yetkililer...’’

Kitap piyasaya ilk çıktığında, I Millenari takma daha doğrusu kısaltma adıyla yayımlanmıştı. Ancak söylentilere göre Marinelli, bu kitabı yazanlar arasında adını gizlemeyen tek kişi. Öyle ki, dedikodulara göre işe karışmış dört Vatikan papazı daha var ve bunlardan biri de Polonya asıllı. Her ne kadar bu papazların isimleri açıklanmasa da Vatikan'da onların kim olduğunun bilindiği söyleniyor.
SKANDAL YAZARI
Bazı kişiler Marinelli'yi dedikoduculukla, skandal yaratıcısı olmakla suçlarken o, kitapta anlatılanların hepsinin doğru olduğunu belirtiyor: ‘‘Dostlarımdan ve temas kurduğum bazı kişilerden yardım gördüm ve Vatikan'da çalışanlar genelde bu kitabı onaylıyorlar. Piskoposların ve kardinallerin yüzde sekseni, gerçek din adamları. Ama geri kalan yüzde yirminin gözlerini hırs bürümüş; onlar her şeyi yaparlar. İşte asıl problem bu. Cinsel ve máli ahlaksızlık da bundan kaynaklanıyor.’’
Vatikan'da ise hiç kimse kitap hakkında yorum yapmak istemiyor, buna da şaşmamak gerekiyor. Marinelli'nin kitabında yer alan suçlamalar yeterince uyarı niteliği taşıyor: Sınır tanımayan yükselme hırsı; kardinal ve piskopos seçiminde gizli metodların uygulanması; masonların Vatikan'da yüksek mevkilere getirilmeleri; Vatikan'da görevli papazları ve diğerlerini amirlerinden gelecek adaletsizliklere karşı koruyacak bir örgütün bulunmaması...
KİLİSEDE SEKS HİKAYELERİ
Katolik Kilisesi'nin dünyadaki merkezi Vatikan hakkında yazılmış bir kitapta seksten ve paradan söz edilen bölümlerin büyük ilgi görmesi kaçınılmaz. Ancak Marinelli ‘‘cinsel rezaletler sadece ana prensipleri gözler önüne sermek amacıyla açıklandı’’ diyor.

Papalığın izniyle, Vatikan'da çalışan bir Monsenyör'ün kızkardeşiyle evlenen genç papazın öyküsü de kitapta yer alan hikayelerden: Besbelli bu papaz, Vatikan'ın sırlarını bildiğini söyleyerek övünüyor olmalıydı. Bir gazetecinin bu olayı yazmaya hazırlandığı öğrenilince, papaz daha önemli bir görevle yurt dışına gönderilmişti. Ayrıca kitapta yazılanlara bakılırsa, Hindistan'dan gelen birçok papaz, Roma'daki bir manastırda kalırken sabahın karşı saatlerde, eşcinsel ilişkiyi konu alan porno filmler izliyorlardı. Başka bir hikayede yaşlı bir Amerikalı papaz, Roma'daki yetkililere rüşvet vermiş ve piskopos olmayı başarmıştı. Piskopos 72 yaşında Amerika'da bir bölgenin yöneticisi olmuş ve kilisenin mallarını, banka kredilerine karşı ipotek ettirmişti. Öldüğü zaman da servetinin büyük bir bölümü, onun dalaverelerini bilen ve sürekli şantaj yapan gayrimeşru kızına kalmıştı. Bir başkası, bir arabada yarı çıplak bir halde başka bir adamla sevişirken polis tarafından yakalanmıştı.

Kitap, ayrıca bir sürü papaz ve psikopos hikayesinin yanı sıra katılanların yarı çıplak oldukları kara ayinlerden söz ediyor. Fakat aynı zamanda kitapta Vatikan'da sürüp giden iktidar oyunları da yer alıyor. Bir bölümde, Papa'nın sağlık durumunun elverişsizliğinden yararlanılarak yerine geçecek kişiyi seçmesinde ona baskı yapılması anlatılıyor.

Kitapta Vatikan'da sürüp giden iktidar oyunları da yer alıyor. Bir bölümde, Papa'nın sağlık durumunun elverişsizliğinden yararlanılarak yerine geçecek kişiyi seçmesinde ona baskı yapılması anlatılıyor.
MİLENYUMLA BERABER PATLAYAN SKANDAL

Kitap, geçtiğimiz yıl ortalarında Milano'da Kaos Yayınevi tarafından 7 bin nüsha olarak basılmış; yıl sonuna kadar kitapla ilgilenen olmamıştı. Aynı günlerde Marinelli'ye Vatikan'dan kitabın kopyalarını kiliseye teslim etmesi ve başka dillere tercüme edilmesini durdurması emredilince, olanlar oldu. Bir anda kitap yok satmaya başladı.

Marinelli'nin Kilise Mahkemesi tarafından ihanet suçuyla yargılanacağı açıklanınca olay iyice büyüdü. Davayı, ölmüş olan bir piskoposun yeğeni açacaktı. Yeğen, adı açıklanmayan akrabasının adına leke sürüldüğünü iddia ediyordu. Bundan sonra, Vatikan hiç kimsenin düşüncelerini açıklama özgürlüğüne kısıtlama getirilmediğini, ancak teşhir edildiklerini ileri süren kişilerin haklarını korumayı amaçladığını açıkladı.

Kitabın İspanya ve Almanya'da yayın hakkı satıldı. İngilizlerle görüşmeler sürüyor. Kaos Edizioni Yayınevi 100 bin baskı talebi aldı.

Bu kitaba karşı aşırı derecede hassasiyet gösterilmesinin milenyum hazırlıklarıyla ilişkili olduğu düşünülüyor. Çünkü Roma Katolik Kilisesi için 2000 yılı, sadece yeni bir milenyumun başlangıcı değil, aynı zamanda kutsal bir yılın başlangıcı. Bu dönemde 30 milyon hacının Roma'yı ziyaret etmesi bekleniyor. Papa, resmen Yahudilerin bağışlanması için çağrıda bulundu ve Vatikan'ın da engizisyon kurbanlarını affetmesi bekleniyor. Kilise, suçları bağışlamaya hazırlanırken, eleştirilere karşı da daha duyarlı olmaya başladı. Bu kitabın yayımlanması, Vatikan'ın itibarını sarsan bir dizi olayın sonuncusu.

Hiç kuşkusuz Vatikan, kutsal yıl kutlamalarına başlarken herşeyin unutulacağını umud ediyor. Ancak yayımcılar, kitabın devamın devamını yayınlamaktan söz etmeye şimdiden başladılar.

                       

vay papaz vay sen neymişsin be adi insan

 

                                              47 çocuğa tecavüz eden Kanadalı papaza 3 yıl hapis
Kanada'nın Ontario eyaletine bağlı Windsor şehrinde 47 çocuğa tecavüz ettiği gerekçesiyle yargılanan 83 yaşındaki Kanadalı papaz Charles Sylvestre, 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tecavüz olayları sırasında yaşları 9 ile 14 arasında değişen, bugün yetişkin durumunda olan kurbanlardan 20'sinin 2 ay önce toplu şikayetiyle Sylvestre hakkında dava açılmıştı. Kanada Katolik Kilisesi Piskoposu Ronald Fabbro, Sylvestre'nin papazlıktan çıkarıldığını açıklamıştı. Sylvestre, Kanada'da tecavüz suçlaması ile papazlıktan çıkarılan ilk kişi oldu. Sylvestre, hapiste psikiyatri tedavisi de görecek.( Milliyet :07 Ekim 2006)

                                                 Kilise, cinsel tacize rekor tazminat ödeyecek  
    Los Angeles Katolik Kilisesi, kendisine bağlı din adamlarının karıştığı cinsel taciz olayları için 660 milyon dolar tazminat ödeyecek. Rahipleri tacizle suçlayan 500’den fazla davacıyla anlaşma yoluna giden kilise, rekor miktardaki tazminatı ödemek için çok katlı bir idare binası ile elli kadar gayrimenkulünü satacak.ABD’de, Los Angeles Katolik Kilisesi Başpiskoposluğu, din adamlarının geçmişe uzanan cinsel taciz olayları için 660 milyon dolar tazminat ödemeye hazırlanıyor.Kilise, din adamları tarafından taciz edilen 500’ü aşkın davacı ile anlaşma yoluna gitti. 660 milyon dolar, cinsel taciz iddialarına karşı bir kilise tarafından ödenen "en yüksek miktar" olacak. Her davacıya 1.2 ila 1.3 milyon dolar verileceği belirtiliyor.Varılan anlaşmaya göre, tacizci rahiplerin gizlilik derecesi taşıyan dosyaları da serbest bırakılacak. Böylece, Kilise liderlerinin tacizci rahipler konusunda nasıl davrandıkları ve olayları örtmeye çalışıp çalışmadıkları ortaya çıkacak.ABD’deki Katolik kiliseleri, 1950’lere kadar uzanan taciz vakaları için, şimdiye kadar iki milyar dolar para ödeyerek anlaşma yoluna gittiler. Bazı kiliseler kapılarını kapatırken, bazıları da ise iflasa karşı korunma talebinde bulundular.2002’de, Boston Katolik Kilisesi’nde patlak veren cinsel taciz skandalı hızla başka bögelere de yayıldı. Genç yaşlarda tacize uğrayanlar örgütlenerek yasal haklarını aramaya başladılar. California’nın Orange Bölgesi Katolik Başpiskoposluğu 100 milyon dolar tazminat ödedi. Yine Los Angeles Kilisesi adına, bugüne kadar 86 vaka için 114 milyon dolar ödendi. (Hürriyet:19.07.2007 )

                                                     Katolik Kilisesi'ne cinsel taciz cezası
     İspanya Yüksek Mahkemesi 12 yaşındaki bir çocuğa cinsel tacizde bulunan rahibe göz kulak olamadığı için Madrid Başpiskoposluk makamına verilen 30 bin euro para cezasını onayladı.Katolik Kilisesi'nde reşit olmayan çocuklara cinsel taciz olayları geçmişte yaşansa da ilk kez mahkeme, Katolik Kilisesi'ni de sorumlu tutarak ceza verdi.1999-2001 yılları arasında 12 yaşındaki çocuğa birçok kez cinsel tacizde bulunduğu belirlenen 74 yaşındaki rahip Rafael S.N., 2 yıl hapis cezası alırken, rahibin çalıştığı kilisenin içinde cinsel tacizde bulunduğu belirtildi.Yüksek Mahkeme, rahibin bağlı bulunduğu Madrid Başpiskoposluğu'nu da sivil sorumluluğunu yerine getirmeyerek çalışanlarına göz kulak olmama ve kontrol etmemekten kusurlu buldu. 11 Temmuz, 2007


                                                  Evangelist kilisesinde eşcinsel skandal
                         Ulusal Evangelistler Birliği'nin Başkanı hakkında eşcinsel iddiaları ortalığı karıştırdı.
ABD'de eşcinsel evliliklere karşı oluşuyla da bilinen Ulusal Evangelistler Birliği'nin Başkanı Ted Haggard, 3 yıl önce bir erkekle para karşılığı eşcinsel ilişkiye girdiği iddiaları üzerine görevinden istifa etti. Haggard ise bir açıklama yaparak hakkındaki iddiaları yalanladı ve eşcinsel bir fahişeye para karşılığı masaj yaptırdığını savundu. ABD'deki bu skandal üzerine 30 milyon üyeli dini kuruluşta Papaz Haggard'ın yerine kilise tarafından geçici olarak bir görevli atandı. Time dergisinin 2005'te ABD'deki en etkili 25 evangelist liderden birisi olarak gösterdiği Haggard'ın haftalık vaazlarına Beyaz Saray personeli ve diğer dini liderler de katılıyordu.
( HABER TURK:04.11.2006 )
   

                           


                Hristiyan misyoner hastanesi bahçesinde 390 cenin bulundu, öfkeli halkı polis durdurdu
     Hindistan’da bir Hristiyan misyoner hastanesinin arka bahçesinde, 390 parça yeni doğan bebek kemiği ya da cenin parçaları bulunduğu bildirildi.Bir polis yetkilisi, ülkenin orta kesimlerindeki Madya Pradeş eyaletinin Ratlam kentinde bulunan bir hastanenin bahçesinde ortaya çıkarılan bebek kemikleriyle ilgili, kız bebek ya da ceninleri öldürme, yasa dışı kürtaj kapsamında soruşturma yürütüldüğünü kaydetti.Polisin bir şüphe üzerine harekete geçerek hastanenin arka bahçesini kazması sonucu bulduğu, bazıları plastik torbalara doldurulmuş kemik parçalarının, adli inceleme için eyalet merkezi Bopal’daki bir devlet laboratuvarına gönderildiği bildirildi.Bu arada, hastanenin bir temizlik görevlisi ile 2 doktorun sorgulanmak üzere gözaltına alındığı ve hastane kayıtlarına el konulduğu kaydedildi.Olayı duyan ve hastaneye girmeye çalışan öfkeli halkın, polis tarafından durdurulduğu haber veriliyor.Daha çok erkek çocuk sahibi olmanın tercih edildiği Hindistan’da, hamilelikte cinsiyet belirleme tetkikleri yasak olmasına rağmen hala kız ceninlerin öldürülmesine sık rastlanıyor. Hatta bazı bölgelerde kız bebeklerin öldürülmesi gibi insanlık dışı uygulamalar görülüyor.Hükümet geçen aralık ayında, son 20 yılda 10 milyon kız bebeğin, doğumdan önce ya da hemen sonra aileleri tarafından öldürüldüğünü açıkladı.Öte yandan, Yeni Delhi hükümeti, "kızlarını öldüren bir ulus olma utancından" kurtulmak için, istenmeyen kız bebeklerin devlet koruması altına alınmasının sağlayacak bir plan üzerine çalıştığını bildirdi.Buna göre, aileler istemedikleri kız bebeklerini her bölge merkezinde kurulacak özel yerlere bırakacak ( 18.02.2007)

                 AZİZE'YE BAK...!

                                           25 Ağustos 2007

                        Rahibe Teresa'nın büyük sırrı
 Bu yıl azize ilan edilecek..Ama mektupları çok farklı.Katolik dünyası sarsıldı.
Time dergisi meşhur Rahibe Teresa’nın 1950’li yıllardan beri sakladığı büyük sırrını açıkladı.Katolik dünyasının en kutsal isimlerinden olan ve bu yıl içinde azize ilan edilmesi beklenen Rahibe Teresa’nın, hayatının son 50 yılında Tanrı’nın varlığını sorguladığı ortaya çıktı.Hz. İsa ile iletişim kurabildiğine inanılan Teresa, Rahip Michael Van Der Peet adında bir dostuna yazdığı mektuplarda bu iletişimin ölümünden yıllar önce kesildiğini ve hayatının son 50 yılı boyunca sokaklarda sahte bir gülümsemeyle dolaşmak zorunda kaldığını söylüyor. Teresa eve dönüp yalnız başına kaldığında Tanrı’nın ve cennet cehennemin varlığını sorguladığını ve büyük şüphe duyduğunu yazıyor. Mektuplarda “Cehennemde yaşıyor gibiyim. Tanrının ve cennetin varlığından şüphe eder oldum. Herkese kalbim Tanrı’nın aşkıyla dolu gibi davranıyorum. Ama yanımda olsan ikiyüzlülüğümü görürdün” gibi ifadeler de yer alıyor. İngiliz The Guardian gazetesinde yer alan makale, "Rahibe Teresa ateist miydi?" başlığıyla verildi. Gazete, Rahibe Teresa'nın üst düzey rahiplere, sırdaşlarına ve dostlarına yazdığı gizli mektupları da yayımladı. Rahibe Teresa'nın bu mektuplarda, "Dua etmeyi bıraktım" dediği dikkat çekiyor.